
Makale
Anksiyete İçin En İyi ve En Kötü Yiyecekler
Anksiyetede beslenme ve yaşam tarzı genel vücut sağlığını arttırdığı için pozitif katkı sağlar. Sağlıklı ve doğal besinler enerji ve ruh halini desteklerken, alkol, fazla şeker ve işlenmiş gıdalar kaygıyı artırabilir. Kafeini azaltmak ve bol su tüketmek faydalıdır. Düzenli egzersiz ise stresi azaltır, zihni sakinleştirir ve genel iyilik halini artırır.
Anksiyete İçin En İyi ve En Kötü Yiyecekler

Bana sıkça sorulan bir soru şudur: Anksiyete için en iyi yiyecekler nelerdir ve nelerden kaçınmalıyım?
Ne yazık ki, anksiyete nedeniyle birçok kişi nasıl hissettiğiyle başa çıkmak için alkole yönelebilir ve sağlıksız bir beslenme düzeni geliştirebilir. Bu genellikle hızlı bir rahatlama ihtiyacından ya da hislerini bastırma isteğinden kaynaklanır.
Sorun şu ki, yiyecek ya da alkol yoluyla kısa süreli mutluluk ya da rahatlama aradığımızda; bu durum kilo alımına, enerji düşüklüğüne, akşamdan kalmalığa ve genel bir huzursuzluk hissine yol açabilir. Bu da anksiyetemizi ve mutsuzluğumuzu artırır.
Beslenme ve yaşam tarzını değiştirmek
İyileşme sürecimde daha sağlıklı beslenmeye karar verdim ve bu değişim sayesinde çok daha fazla enerjiye sahip olduğumu, daha sakin ve daha az depresif hissettiğimi fark ettim.
Ayrıca, biriken fazla sinirsel enerjiyi yakmanın önemini anladım ve bana uygun bir egzersiz rutini oluşturdum. Hayatımda yaptığım bu değişiklikler genel olarak nasıl hissettiğim üzerinde büyük fark yarattı. Bunlar anksiyetenin tek çözümü değildir, ancak hislerimiz üzerinde önemli bir rahatlama sağlayabilir ve diğer değişiklikler için motivasyon başlatabilir.
Anksiyete için iyi ve kötü yiyecekler

Bol miktarda taze sebze ve meyve içeren, sağlıklı ve doğal besinlerden oluşan bir diyet uygulamaya çalışın. Tam tahıllar, kuruyemişler, yeşil sebzeler, yumurta ve balık gibi B vitamini açısından zengin gıdaları tüketin. Ruh halini yükseltmek ve anksiyeteyi yatıştırmak için işlenmiş gıdalardan uzak durup daha doğal ürünler tercih edin.
Ayrıca ne içtiğimiz de stres seviyemizi etkileyebilir. Alkol kısa vadede sakinleştirici gibi görünse de, vücudu susuz bırakır ve sonunda kendimizi daha da kaygılı hissetmemize neden olur; bu da verimsiz günlere yol açar.
Eğer benim gibi tamamen bırakmakta zorlanıyorsanız, en azından tüketimi azaltmayı deneyin. Şeker yüklü gazlı içeceklerden kaçının; bunun yerine bol su için. Ben kişisel olarak suyu çok sevmem ve aromalı olanını içerim, bu da uygundur. Kafeini tamamen bırakmak gerekmez; ancak tüketimini sınırlamak faydalıdır.
Aşağıda, anksiyete ve stres belirtilerine yardımcı olmak için günlük beslenmenize ekleyebileceğiniz ve kaçınmanız gereken bazı yiyecekler yer almaktadır. Herkesin mükemmel olması beklenmez; ben de değildim, ancak birkaç değişiklik bile fayda sağlayabilir.
Tüketilebilecek yiyecekler
Yoğurt
Muz
Sebzeler
Tam tahıllı ürünler
Esmer pirinç
Baklagiller
Hindi eti
Tavuk
Lor peyniri
Taze balık
Haşlanmış yumurta
Ton balığı
Meyveler
Yulaf lapası
Fırın patates
Fıstık ezmesi
Sarımsak
Ispanak
Egzersiz ve Anksiyete

Egzersiz de özellikle açık havada yapıldığında anksiyete için oldukça faydalıdır. Vücutta biriken stres enerjisini azaltmaya yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda ruh halini de yükseltir. Egzersiz, düşünce yapınızı değiştirmeye, özgüveni artırmaya ve aşırı aktif zihni sakinleştirmeye yardımcı olabilir. Doğada yapılan basit bir yürüyüş bile, temiz hava ve farklı bir ortam sayesinde ruh halinizi iyileştirebilir ve gününüze yeni bir odak kazandırabilir.
Ben egzersizin büyük faydasını gördüm; iyileşmemin tek nedeni değildi ama önemli bir rol oynadı. 20 metre bile koşamazken yarı maraton tamamlayacak seviyeye geldim. Ayrıca bisiklet aldım, yürüyüş grubuna katıldım ve yüzmeye başladım. Anksiyete yaşayan biri için kolay değildi ama başladıktan sonra alıştım ve kendimi çok daha iyi hissettim.
Egzersizin faydaları
Daha fazla enerji
Stresin azalması
Özgüven artışı
Daha iyi uyku
Genel ruh halinde iyileşme
Yeni bir odak kazanma ve yeni insanlarla tanışma
Zihni rahatlatma
Daha iyi beslenme alışkanlıkları
Kilo kaybı
Her zaman şunu söylerim: Sağlıklı beslenmek ve bir tür egzersiz yapmak, herhangi bir ilaçtan daha etkili ve daha faydalıdır; üstelik yan etkileri de yoktur. Bu da sıkça sorulan bir başka soruya götürür: Anksiyete için ilaç kullanmalı mıyım?
Yazar
Paul David
Bu içerik ZihinHub editör ekibi tarafından hazırlanmıştır. Kaygı, kabul, iyileşme ve psikolojik esneklik üzerine destekleyici içerikler üretmeye odaklanır.
İlgili Diğer Makaleler
Benzer içeriklere de göz atabilirsin.

POZİTİF İÇ KONUŞMA MI !?
Kaygı anında korkuyla mantıksal tartışmaya girmek işe yaramaz. Çözüm, önce korkuyu ve rahatsızlığı dürüstçe kabul etmek; ardından içsel diyaloğu bir cesaretlendirme (tezahürat) moduna geçirmektir. Kendinizi ikna etmeye çalışmak yerine "Bu çok zor ama bununla başa çıkabilirim" diyerek destek olun. Bu yaklaşım, sahte bir yatışma arayışından uzaklaşıp gerçek kabule ve toleransa dayalı bir iyileşme adımı atmanızı sağlar.

Benim Durumum Farklı!
Tıbbi teşhisler semptomlara ne ad verileceğini söyler; ancak bedenin neden alarm verdiğini açıklamakta yetersiz kalır. CFS, IBS, MCAS veya kronik ağrı gibi farklı etiketlerin altında aynı süreç yatar: Koruma modunda sıkışmış tek bir sinir sistemi. İyileşme, her bir semptomu (su birikintisini) ayrı ayrı kovalamakla değil; duyarsızlaştırma ilkeleriyle sinir sistemine güvende olduğunu gösteren yeni deneyimler sunarak bu koruma döngüsünü tersine çevirmekle gerçekleşir.

İyileşme Yolculuğumun Dönüm Noktası
yileşme yolculuğunun en büyük dönüm noktası, semptomları yok etmeye çalışmak yerine koşulsuz kabul etmektir. Kabul, geçsin diye yapılan bir pazarlık değil; rahatsızlıkla kurulan ilişkideki radikal bir eksen kaymasıdır. Panik anında nötr kalabilmek, düşüncelerle savaşmamak ve "Bu his kalsa da hayatıma devam edeceğim" diyebilmek sinir sistemine güven verir. Semptomların kalsa da gitse de önemsizleştiği bu teslimiyet, kaygının gücünü yavaşça kırar.