
Makale
Depersonalisation (Kişilikten Yabancılaşma) ve Derealisation (Gerçekdışılık)'ı Anlamak
Depersonalisation (Kişilikten Yabancılaşma) ve Derealisation (Gerçekdışılık), kişinin kendine ve çevresine yabancılaşmış gibi hissettiği, hayatın rüya gibi algılandığı bir durumdur. Genellikle yoğun kaygı, stres ve aşırı düşünmenin zihni yormasıyla ortaya çıkar. Zararlı değildir ve delirdiğiniz anlamına gelmez; aksine zihnin koruyucu bir tepkisidir. Bu hisle savaşmak yerine ona izin verip dikkati yeniden dış dünyaya yönlendirmek iyileşmeyi destekler. Zamanla zihin sakinleşir ve bu hisler azalır.
Depersonalisation (Kişilikten Yabancılaşma) ve Derealisation (Gerçekdışılık) Anlamak
“Gerçekdışılık hissine ne sebep olur?”

Depersonalisation Nasıl Hissettirir?
Depersonalisation ya da derealisation yaşıyorsan, bu deneyim son derece tuhaf ve rahatsız edici olabilir.
İnsanların bunu en sık tanımlama şekli, hayatın “bir rüya gibi” hissettirmesidir. Her şey bulanık veya gerçek dışı görünebilir; sanki sizinle dünya arasında bir sis perdesi varmış gibi. Hâlâ buradasınızdır, işlevselliğiniz devam eder, ancak bir şeyler doğru hissettirmez; sanki gerçeklikten koparılmışsınız gibi.
Benim için bu, sanki benimle etrafımdaki her şey arasında bir bariyer varmış gibi hissettiriyordu; hayatın bir parçası olmak yerine onu izliyormuşum gibi.
Ayrıca insanlardan, hatta en yakınlarınızdan bile kopuk hissedebilirsiniz. Konuşmalar yapay veya uzak gelebilir ve bazen bir şeyi gerçekten söyleyip söylemediğinizi ya da hayal edip etmediğinizi sorgulayabilirsiniz.
Gerçek duygulara ulaşmakta zorlanabilirsiniz; eskiden başkalarına karşı hissettiğiniz sevgi yok olmuş ya da hayattan aldığınız keyif kaybolmuş gibi hissedilebilir.
Birçok kişi için en zor kısım, kendini kaybetmiş gibi hissetmektir — sanki kişiliğiniz kaybolmuş ya da artık eskisi gibi biri değilsiniz.
Size önemli bir konuda güvence vermek isterim:
Delirmiyorsunuz.
Yaşadığınız şey, anksiyetenin oldukça yaygın bir belirtisidir. Zararlı değildir ve doğru anlayış ve yaklaşımla geçer.
Dünya farklı hissediyor olsa da aslında hiçbir şey değişmemiştir. Değişen, zihninizin şu anda bilgiyi işleme ve algılama biçimidir.
Depersonalisation ve Derealisation Belirtileri
Gerçeklikten kopukluk hissi
Tamamen duygusuzluk, boşluk hissi
Bulanık veya puslu görme
Dünyanın düz, gri veya tek boyutlu görünmesi
İnsanlarla bağlantı kurmakta ve iletişimde zorlanma
Kendinizin ve davranışlarınızın aşırı farkında olma
Konuşmanın zor ve mekanik hale gelmesi
Aktivitelere karşı ilgi ve keyif kaybı
Odaklanamama
Sürekli bir sis içindeymiş gibi hissetme
Zihinsel ve fiziksel yorgunluk
Depersonalisation Neden Olur?
Kendi deneyimlerime ve birçok kişiye yardımcı olurken gördüklerime dayanarak, bu genellikle tek bir nedene dayanır:
Zihninizin aşırı yüklenmiş ve yorulmuş olması.
Kaygılı olduğunuzda, nasıl hissettiğinizi sürekli kontrol etme eğiliminde olursunuz:
“Ben neden böyle hissediyorum?”
“Bende ne yanlış var?”
“Bir daha normal hissedebilecek miyim?”
“Bunu nasıl aşarım?”
Bu durum gün boyu, her gün devam edebilir.
Zamanla tüm bu düşünme, analiz etme ve endişelenme hali zihni yıpratır. Dikkatiniz içe döner ve tamamen kendinize ve nasıl hissettiğinize odaklanırsınız.
Dikkatiniz ne kadar içe dönerse, dış dünyadan o kadar kopuk hissetmeye başlarsınız.
Aynı zamanda beyniniz sürekli bir yük altındadır. Nasıl beden fiziksel efordan sonra yoruluyorsa, zihin de aşırı düşünme ve kaygıdan yorulur.
Bu yorgunluk şu şekilde kendini gösterir:
Zihinsel bulanıklık
Kafa karışıklığı
Kopukluk hissi
O tuhaf “gerçek değilmiş” hissi
Zihniniz, çok fazla sekme açık olan bir bilgisayar gibi olur. Artık aşırı düşünme ve endişe yükünü kaldıramaz; bu yüzden her şey bulanık, rüya gibi ve işlenmesi zor hale gelir.
Sürekli Endişe ve Kaygının Etkileri

Depersonalisation en büyük sorunlarından biri, oluşturduğu döngüdür:
Garip hissedersiniz → bunun hakkında endişelenirsiniz → ona odaklanırsınız → daha güçlü hissedilir → daha fazla endişelenirsiniz
Kısa sürede sürekli kendinizi kontrol etme alışkanlığı gelişir:
“Şu an nasıl hissediyorum?”
“Daha iyi mi, daha kötü mü?”
“Bu his neden hâlâ burada?”
Ben bunu sabah uyanır uyanmaz yapardım.
Sorun şu ki, ne kadar çok odaklanır ve endişelenirseniz, zihninizi o yorgun ve içe dönük durumda tutmaya devam edersiniz.
Bu da hissin sürmesine neden olur.
Depersonalisation ve Derealisation'un Nedenleri

Depersonalisation yalnızca anksiyeteyle sınırlı değildir. Şu durumların ardından da ortaya çıkabilir:
Kayıp veya yas
Geçmiş travma veya istismar
Şiddetli stres veya şok
Maddelere karşı olumsuz reaksiyonlar
Bu durumlarda zihin bir koruyucu tepki başlatabilir. Bu “kapanma” etkisi, duygusal yükü azaltarak kişinin işlevselliğini sürdürmesini sağlar ve duygusal yoğunluğu geçici olarak düşürür.
Bunu genellikle bir bilgisayarın güvenli moda geçmesine benzetirim.
Hâlâ işlevseldirsiniz, ancak duygular, netlik ve bağlantı gibi bazı şeyler azalır; bu sırada beyniniz toparlanmaya çalışır.
Depersonalisation'dan Nasıl İyileşilir?

Depersonalisation hissi
İyileşmeye doğru ilerlemek
Bu, en zor ama aynı zamanda en önemli kısım olabilir.
İyileşme, bu hissi “düzeltmeye çalışmaktan” gelmez.
Onun yerine, ona nasıl tepki verdiğinizi değiştirmekten gelir.
Onu sürekli analiz etmek, onunla savaşmak veya ondan kaçmaya çalışmak yerine amaç şudur:
Onun var olmasına izin vermek
Onu tehlikeli olarak görmemek
Dikkatinizi yeniden hayata yönlendirmek
Bunun her zaman kolay olmadığını biliyorum, özellikle de his çok yoğunsa.
Ancak ona ne kadar az tepki verirseniz, zihniniz o stresli ve içe dönük durumda o kadar az kalır.
Zamanla zihniniz sakinleşmeye, yeniden dengelenmeye başlar ve bu his yavaş yavaş kaybolur.
Bu yüzden onu aşılması gereken bir problem olarak görmek yerine, zihninizin sizi koruduğunu ve bunun korkunç bir şeyin işareti ya da delirdiğiniz anlamına gelmediğini görmeye başlayın.
Aşağıda, bu durumdan asla kurtulamayacağını düşünen kişilerden aldığım birçok e-postadan biri yer alıyor:
Merhaba Paul,
Sana teşekkür etmek istedim. Sayısız doktora gitmeme rağmen ne yaşadığımı, senin web siteni bulana kadar hiç anlamamıştım. Şubat ayında geçirdiğim bir panik ataktan sonra son bir yıldır çok yoğun anksiyete yaşıyordum. Kasım ayında seni ilk kez bulduktan ve tavsiyelerini uyguladıktan sonra iyileşmemde büyük ilerleme kaydettim. Depersonalisation ve bu tuhaf, korkutucu düşünceler beni çok zorladı. Depersonalisation çok korkutucuydu ve daha da korkutucu olan, kimsenin bunun ne olduğunu bana açıklamamasıydı — senin kitabın bunu anlamamı sağladı. Altı ay boyunca bir sosyal hizmet uzmanına gittim ve belirtilerim hakkında hiçbir açıklama yapılmadan bu durumu yaşamaya devam ettim. Bunun hayatım boyunca süreceğini gerçekten düşündüm. Senin tavsiyelerinle her gün daha iyiye gidiyorum. Depersonalisation tamamen geçti ve şimdi bu çılgın düşünceleri bırakmak üzerine çalışıyorum.
Tanrı seni korusun ve yaptığın her şey için teşekkür ederim.
Saygılarımla,
Janet
Depersonalisation ve Derealisation'u Aşmaya Yardımcı Öneriler
Garip hissetseniz bile mümkün olduğunca normal hayatınıza devam edin
Rahatsız hissettirse bile insanlarla iletişim kurun
Nasıl hissettiğinizi aşırı analiz etmekten kaçının
Belirtileri sürekli kontrol etmeyi azaltın
İyileşmenin zaman aldığını kabul edin
Deneyimin var olmasına izin verin, ondan kaçmaya çalışmayın
Bunun geçici ve zararsız olduğunu fark edin
Doğada vakit geçirin ve egzersiz yapın
O an nasıl hissettiğinizden etkilenmeyin; tüm belirtileri sürecin bir parçası olarak görün ancak hiçbirinden endişe etmeyin
Dikkatinizi içe değil dışa yönlendirmeyi öğrenin
Hayatınızı gözden geçirin ve stres ile kaygıyı azaltmanın yollarını bulun; zihninizi ne kadar az zorlar sanız, o kadar hızlı iyileşir
Son Not
Depersonalisation rahatsız edici olabilir, ancak stres ve zihnin aşırı aktive olmasıyla ilişkili, bilinen ve geçici bir tepkidir. Birçok insan, endişeyi azaltarak, bu deneyime izin vererek ve yeniden hayata katılarak iyileşir.
Bu durumla ne kadar mücadele edilir veya analiz edilirse, o kadar devam etme eğilimindedir. Ne kadar korkusuzca var olmasına izin verilirse, zamanla o kadar sönümlenmeye başlar.
Yazar
Paul David
Bu içerik ZihinHub editör ekibi tarafından hazırlanmıştır. Kaygı, kabul, iyileşme ve psikolojik esneklik üzerine destekleyici içerikler üretmeye odaklanır.
İlgili Diğer Makaleler
Benzer içeriklere de göz atabilirsin.

Anksiyete Yaşayan Kişilerin Aile ve Arkadaşları İçin Tavsiyeler
Anksiyete yaşayan biri en çok anlaşılmaya ve yargılanmadan dinlenmeye ihtiyaç duyar. “Kendini toparla” gibi baskıcı yaklaşımlar durumu zorlaştırırken, sabır ve empati iyileşmeyi destekler. Kişi çoğu zaman yaşadıklarını gizler, bu yüzden açık iletişim çok önemlidir. En büyük destek, çözüm dayatmak değil yanında olmak ve sürece saygı duymaktır.

Anksiyete Kaynaklı Suçluluk Duygularının Üstesinden Gelmek
Anksiyete yaşayan birçok kişi suçluluk ve yetersizlik hissedebilir; ancak bu durum zayıflık değil, yaygın bir deneyimdir. Kendini zorlamak, rol yapmak ya da başkalarını memnun etmeye çalışmak süreci daha da zorlaştırır. İyileşmenin önemli bir parçası, kendini suçlamayı ve kendine acımayı bırakıp mevcut durumu kabul etmektir. Kendine nazik ve sabırlı olmak, zamanla toparlanmayı destekler.

Anksiyete İçin En İyi ve En Kötü Yiyecekler
Anksiyetede beslenme ve yaşam tarzı genel vücut sağlığını arttırdığı için pozitif katkı sağlar. Sağlıklı ve doğal besinler enerji ve ruh halini desteklerken, alkol, fazla şeker ve işlenmiş gıdalar kaygıyı artırabilir. Kafeini azaltmak ve bol su tüketmek faydalıdır. Düzenli egzersiz ise stresi azaltır, zihni sakinleştirir ve genel iyilik halini artırır.